25 Mayıs 2010

oo tim anlayalım

Bildiğiniz ya da bilmediğiniz üzere geçtiğimiz günlerde Keane efendiler Night Train'i (Ep) piyasaya sürdüler. Grubun sesi hariç her şeyi olan adam Tim Rice-Oxley, bu albümde Tom Chaplin'e "hop birader bi kenara kay bakalım" demiş ve geçmiş mikrofonun başına. İyi ki de geçmiş, şahsen ben sesini ilk kez duyan biri olarak çok sevdim. Şarkının melodisi zaten buram buram 80'ler kokuyor, sevmemek zor gibi.

Keane - Your Love

23 Mayıs 2010

anathema britpop yaparsa

"Merhaba, biz aslında inanılmaz depresif şarkılar yapıyoruz ama sonuçta bir İngiliz grubuz yahu, kanımızda var hoppidi, bu da böyle bir şarkımızdır işte ehe." diye bağıran bir şey oluyormuş. Şimdi "biz Anathema'yı elimizde jiletlerimizle dinlemeyi sevdik abi!" diyenler olacaktır elbet. O halde, yaz havalarının sağda solda estiği zamanda, sus ve şu şarkıyı dinleyip biraz yaşam enerjisiyle dol diyorum sana, melankolik bünye seni! Bak ne diyor abilerin;

cos everything is energy and energy is you and me.

22 Mayıs 2010

21 Mayıs 2010

kewell from ...





















"Burda dureydim böyle, tam burda.. Böyle gollarımı açeydim iki yena, getme deyeydim, getme Harry..."

19 Mayıs 2010

r.e.m.'den bir tutam huzur

Her zaman söylerim, doğru kullanıldığında, şarkıya bambaşka bir hava katacak iki enstrüman vardır. Biri piyano, diğeri de keman. 2008'in 4 Ekim günü bulutların üzerinde gezinmekteyken, arkamda ki iki şahsın kendi aralarında söylediği gibi; mutluluğun notalara dökülmüş hali bu olsa gerek. Yanında da Michael Stipe tadından yenmiyor haliyle..

R.E.M. - Nightswimming

18 Mayıs 2010

ortadoğu ve balkanların en enteresan msn diyaloğu

Bilgilendirme: Söz konusu konuşma şu dünya tatlısı yaratık üzerinden yürütülmektedir.


















şiddetli geçimsiz:
*eşşek kadar oldu ama şu haliyle bile
mergiz:
*olsun yine yenir
şiddetli geçimsiz:
*o da çok yiyo ama yaa
şiddetli geçimsiz:
*bütün gün yemek versen yer
şiddetli geçimsiz:
*bütün gün sevsen gıkı çıkmaz
şiddetli geçimsiz:
*böyle deli bir şey
mergiz:
*oha benim hayvan versiyonum

14 Mayıs 2010

buyrun benim

Okuduğum bölüme lanet ettim artık. Evet, ben o'yum. Komşunun, akrabanın yardımına yetişen bilgisayardan anlayan er kişi. Neyse ki hiçbiriyle konuşmayıp, selamlaşmıyorum. Bir de öyle olsak ne yapardım, nerelere giderdim. Teknik servis miyim ulan ben? Kırırım bu bilgisayarı!

10 Mayıs 2010

"ada" neylerse güzel eyler!

Yasal uyarı: Dikkat bu blogda sanal reklam uygulaması yapılmaktadır!

Evet, müziğin anavatanı diyebileceğimiz Büyük Britanya'dan açıyoruz bugünkü yayınımızı. Longview diye şükela bir oluşumdan bahsedeceğim, maksat müziksever bünyeler bu güzellikten yararlansın diye. Böyle de güzel, cici bir insanımdır. Ayrıca dinleyen birilerini bulursam alnından şappadanak öpüp, anında 72 ekran televizyonu ikametgah adresine yollayacağım.

Bu herifler, 2003'de "Mercury" adında "al abla beğenmezsen geri getir, ben haftaya yine burdayım" diye bir albüm piyasaya sürmüşler. Tam başa sar sar dinlelik albüm dediğimiz şey. Neyse, lafı uzatmayalım bir iki şarkısını koyayım, beğenen hemen onun altına bir göz atıverir.

Longview - Further

Longview - Falling For You


Longview - When You Sleep


Seni şöyle alalım;

indieregandi



09 Mayıs 2010

tüm gün boyunca nokia zil sesi dinlemek

Yaptım bunu, evet. Youtube'dan extended versiyonunu bulup mp3 haline bile getirdim. Arkadaşımın kullandığı nokia 6220 cep telefonunda keşfettiğim "always here" isimli tekno dıptıs bir parça üstelik. 30 saniyelik bir şey, şarkı sanıyordum başta ama öyle değilmiş. Araştırdım, karıştırdım, ne söyleyeni belli ne başka bir şey. Bir ismi var ulan. Ablanın güzel sesi varmış ama. Çok haz etmesem de dıptıslı şarkılardan bunu acayip sevdim. Ee ne demiş atalarımız, "nokya konektın piğpıl".

emeğe saygı +rep

blog tarihinin en hızlı girişi

İnanılmaz sıkılmanın sonucunda kendini blog sayfalarının kollarına bırakıvermek.